FC Barcelona 3 - 0 Deportivo
Sadece bu resim bile yeterli maç yazısı yerine. Çok güzel yakalanmış bir kare. Pedro seviniyor, ki sevinmekte haklı. Attığı golün bir benzerini bir kaç ay önce Inter'de Stankovic'ten izlemiştik. İki golü karşılaştırmaya gerek yok, ikisinin de hakkını vermek gerekir. O nasıl reflekstir öyle topu 45 metreden 90'a çakacak! İzlerken ağzım açık kaldı. Sol ayağının içi ile 69. dakikada Pedro topu öyle bir gönderdi ki kaleye Camp Nou yıkıldı ve "Peeedro, Peedro, Peeedro!" sesleri yankılandı Katalan diyarında. Golü aşağıda görebilirsiniz.
16. dakikada Xavi'nin pasıyla hareketlenen Bojan Krkic Barça'yı 1-0 öne geçirdi. İlk yarıda başka gol olmazken ikinci yarıya yine sakin, yine tempolu yine baskın başlayan taraf tahmin edileceği üzere Barcelona'ydı. Maça Valdes, Pique, Marquez, Alves, Maxwell, Yaya, Xavi, Messi, Pedro, Jeffren ve Krkic 11'i ile başlayan Pep, 50. dakikada Jeffren'in yerine Keita'yı oyuna alarak pas trafiğini daha da arttırıp Messi'yi bir adım daha ileriye aldı. Bu dakikadan sonra biraz daha hücum varyasyonlarını sol kanat üzerinden gerçekleştiren Barça karşısında Deportivo ani ataklarla gol bulmaya çalıştı ancak ceza sahası dışından çekilen şutlar Valdes'in ellerinde eridi. 69. dakikada çok adam ile Barcelona sahasına gelen Deportivo bu hatasının bedelini fantastik bir gol ile ödedi: Valdes ellerinde eriyen Deportivo atağını hemen Krkic ile buluşturmak üzere topu ileriye doğru ayağıyla gönderdi ancak Aranzubia tehlikeyi sezip kalesini terk etti ve Krkic'ten önce ceza sahasının 5 metre kadar dışından topu ayağıyla uzaklaştırmak istedi. Ne var ki uzaklaştırdığı yerde Pedro vardı ve topun gelişine kaleden yaklaşık 45 metre uzaklıkta olmasına ve sol ayağıyla vuruş yapmasına rağmen topu boş kalenin sol üst köşesine nişanladı. Ve ardından ilk paragrafta da bahsettiğim üzere Camp Nou "Pedro" sesleri ile inledi. Bu golden 3 dakika sonra Yaya Toure ceza sahası içinde düzgün bir kontrol ve çok sert bir vuruşla takımının 3. golünü Aranzubia'nın dibinden ağlara gönderdi. Son golden 1 dakika sonra da Krkic yerini Henry'ye ve 4 dakika sonra da Xavi yerini Busquets'e bıraktı.
83 puana ulaşan Barcelona Cumartesi günü Katalonya derbisinde Espanyol'a konuk olacak. 1 maç fazlasıyla şu anda Real Madrid'e 6 puan fark atan takım bu derbiden hemen sonra da Guiseppe Meazza'ya giderek Inter ile Şampiyonlar Ligi yarı final maçına çıkacak. Ligin sonları yaklaşırken maç trafiği de artıyor ve maalesef bu süre zarfında takım Iniesta'dan yoksun kalacak. Sezonu kapatan Iniesta artık önümüzdeki sezona hazırlık kampına katılmış bir şekilde geri döner umarım.
Goller:
16' Bojan Krkic
69' Pedro
72' Yaya Toure
Özet:
15 Nisan 2010 Perşembe | Gönderen Deniz Gür zaman: 08:33 0 yorum
Etiketler: deportivo, fc barcelona, pedro
"koçum öğrenecen bu işi"
12 Nisan 2010 Pazartesi | Gönderen Oğuz Serdar zaman: 12:31 1 yorum
Etiketler: cristiano ronaldo, el classico, la liga, lionel messi
rakamlarla
0
real madrid'in hakem gonzalez ile son on yilda aldigi yenilgi sayisi. (bu aksama kadar 18 galibiyet, 4 beraberlik)
1
bu gece barcelona lehine verilmeyen penalti adedi.
2
xavi'nin mac sonucunu tayin eden asist sayisi.
3
son yedi haftaya girerken iki takim arasindaki puan farki. (barca 80, real 77)
4
iki takimin da gordugu sari kart sayisi.
5
hakem gonzalez'in real madrid hesabina gormezden geldigi kirmizi kart sayisi. (cift sarilar dahil)
6
hafta ici real madrid'in solaryum tesislerini ziyaret etmis suratlarin sayisi. (higuain, guti, ronaldo, ramos, van der vaart ve hakem gonzalez)
7
barca'nin kendi yetistirdigi ve ilk onbir'de oyuna surdugu sporcu sayisi. (valdes, puyol, pique, sergio b, xavi, messi, pedro)
8
iniesta'nin oyuna girmesi ile son yarim saat forma giyen la masia ogrencisi adedi.
9
fc barcelona`nin mart 14'ten itibaren ucer gun ara ile ust uste oynadigi mac sayisi.
10
futbol oyununda, giyen oyuncunun hakkini vermesi gerektigi sirt numarasi.
Gönderen Oğuz Serdar zaman: 00:59 0 yorum
Etiketler: el classico, fc barcelona, real madrid
Real Madrid 0 - 2 FC Barcelona
Çok fazla söylenecek bir şey yok. Golleri vermek yeterli zira maçta başka bir heyecan olmadı. Messi'nin kaçırdığı iki gol dışında. Maçı özetleyen fotoğraf yukarıda maçın golleri aşağıdaki videoda (:
Messi > Ronaldo.
Messi 32'
Pedro 56'
Şampiyonlar Ligi finalinde tekrar S. Barnebau'da görüşmek üzere şimdilik hoşçakal Madrid (:
11 Nisan 2010 Pazar | Gönderen Deniz Gür zaman: 00:56 2 yorum
Etiketler: el classico, fc barcelona, lionel messi, pedro, real madrid
How to play with a Playstation player?
Maradona, take notes: How to play with a Playstation player? Analog buttons: Guardiola’s analog buttons Arrows: To lead the team to the victory L button: To stick the ball on the boot with glue. R button: To break defender’s waist. Triangle: To make Alves center. Circle: To make a one-two with dOn Andrés. Square: To shoot and score a gOal X: Xavi’s assist.
9 Nisan 2010 Cuma | Gönderen Oğuz Serdar zaman: 13:59 0 yorum
Etiketler: kap pictures, lionel messi, maradona
Kelimeler Artık Kifayetsiz
O yüzden direkt video koyayım dedim. Hafta sonu Real'e yazık olacak. :)
7 Nisan 2010 Çarşamba | Gönderen Oğuz Serdar zaman: 00:34 0 yorum
Etiketler: arsenal, fc barcelona, lionel messi, real madrid, şampiyonlar ligi
Barcelona 4 : 1 Athletic Bilbao (Rotasyon ve Disiplin)
Hafta içi Emirates'te oynanan muazzam oyundan sonra Pep'in rotasyona gideceğini tahmin ediyordum ancak kadroyu görünce yine de şaşırdığımı söylemeliyim.
Kadro şöyleydi Bilbao karşısında: Valdes, Puyol, Pique, Dmytro, Abidal, Yaya, Busquets, Maxwell, Jeffren, Messi, Bojan
Bu maça geçmeden önce berabere biten Arsenal maçı ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. İlk 20 dakikada inanılmaz bir baskı izledik Barça'dan. 20 dakika sonunda 11 şutu vardı Barça'nın ve 6'sı kaleyi tutmuş ama Almunia'yı geçememişti kimse. Gerçekten muazzam toplar çıkardı o gece Almunia. Çok başarılı bir kaleci olduğunu biliyordum ama bu kadarını beklemiyordum ve özellikle Barça maçında performansını bu seviyede göstermesine sinir olmadım değil (: İlk 20 dakikadan sonra ilk yarının geri kalan dakikalarında Arsenal topa daha hakimdi ancak onlar da gol üretememişlerdi. Muazzam futboluna ikinci yarının ilk 20 dakikasında da devam eden Barça 2-0 öne geçmesine rağmen ikinci golden sonra inanılmaz bir düşüş yaşadı. Bunu Messi'nin ve Xavi'nin yorgunluğuna bağlarsak sanırım yanlış olmaz. Topu ayaklarında tutmak için bu iki oyuncunun ayakta kalması gerekiyor ama o maçın son 20 dakikasında maalesef ikisi de tamamen oyundan düştüler ve Arsenal, hızıyla yani Barça'nın kendi silahıyla Barça'yı vurdu. Walcott'un ne kadar etkili bir oyuncu olacağını daha iyi gördük o maçta. Peki Xavi ve Messi'nin ayakta kalamadığı başka maçlar olmamış mıydı hiç? Tabiki olmuştu ancak o maçlarda da Iniesta ortaya çıkıp sorumluluğu alıyordu. Ancak Arsenal maçında Keita'nın formsuz ve vasıfsız oyunu sebebiyle orta saha tamamen göçtü.
Athletic Bilbao maçına dönecek olursak Barça'nın eksikleri oldukça fazlaydı. Geçtiğimiz hafta bilinçli olarak kart gören ve Real Madrid maçını tribünden izlememek için bu haftayı pas geçen Alves'in yanı sıra Zlatan, Iniesta, Keita da sakatlıkları sebebiyle maçta yer almadılar. Bu 4'lünün dışında Henry, Pedro, Xavi de Pep'in yanında kulübede Jonathan Dos Santos, Marquez, Milito ve Pinto ile birlikte yer aldılar.
Kısa bir hücum hattı ile sahaya çıkan Barça topu mümkün olduğu kadar yerde tutarak hızı ve tekniği kullanarak etkili olmaya çalıştı. Özellikle 20 dakika boyunca tüm hücumlar Bojan'da eriyordu ama Bojan 30. dakikadan sonra oyuna ısındı ve hücum hattı tamamlanmış oldu. Son maçlarda dikkatimi çeken bir başka şey de oyuncuların yapısı sebebiyle geçtiğimiz yılki 4-3-3'ün yerine Pep'in 4-2-4'ü kullanıyor olmasıydı. Abidal ve Maxwell'in aynı anda sahada olduğu bir maç olarak akıllarda kalacaktır bu maç çokça. Arkada Abidal, önünde (Son zamanlarda Pedro'nun ve Iniesta'nın olduğu alanda) Maxwell yer alıyordu. En ileri uçta Bojan, en sağda ise Jeffren Suarez vardı maç boyunca. Messi ise saha içerisinde serbest dolaşarak topun olduğu hücum bölgelerinin tamamında yer alarak oyununun sadece kanat adamı olmadığını kanıtlıyor artık. Zaten sadece bir kanat adamı olmadığını biliyorduk ancak öyle zannedenler hala çoğunlukta. Messi'nin hemen arkasında ise iki defansif orta saha oyuncusu olarak Busquets ve Yaya yer alıyordu. Çok fazla eksiği olmasına rağmen takım yine de oyuncuların özelliklerine göre ideal dizilimini gerçekleştirmeyi başarabiliyor. Bu da taktik disiplinin dizilim isimlerinin önüne geçtiğinin bir başka kanıtı tabiki.
Yere yakın oyuncuların topu da yerde tutması hücumların çok hızlı gelişmesine ve kolay sonuç almaya yaramadı dersek yanlış olur. Tüm goller de bu şekilde geldi zaten. Özellikle ilk golde Messi'nin araya kaçan Abidal'i görmesi ve Abidal'in de topu durdurmadan ters kanata yerden sert bir şekilde göndermesi Bilbao defansının dengesini tamamen bozdu ve Jeffren biraz zorlanarak da olsa kayarak topu ağlara göndermeyi başardı. Aşağıdaki fotoğrafta ne demek istediğimi daha kolay anlatabilirim sanırım. Barcelona'lı oyuncular ve topun hareketini çizgiler ile göstermeye çalıştım. Nedenlerini ise aşağıda sıralayacağım:
Barcelona uzun süredir maçların kilidini açmak için sistem gollerine başvuruyor. Bu sistem golleri oldukça zor uygulanan goller oldukları için yetenekli ayakların rolü de oldukça önemli tabi ki. Örneğin kanatlardan ceza sahasına bir topun gelmesi için bir değil, iki değil tam üç Barça'lının ceza sahasında olması gerekiyor. Bir ön direğe, bir penaltı noktasına bir de uzak direğe. Bu değişmez bir gerçek olarak oyunculara teknik heyet tarafından ezberletilmiş. Özellikle ilk gollerde yani oyunun kilidinin açılmasının istenildiği gollerde bu sistemi harfiyen uyguluyor takım. Saha genişliğinin daha geniş orta açmaya! yaramadığı Camp Nou'da, saha genişliği oyunu genişletmek ve sahanın tamamını kullanmak için kullanılıyor. Bu aşamada da kanat forvetlerden çok beklerin işlerini düzgün yapmaları gerekiyor. Ancak her iki kanatta da aynı uygulama olmuyor pek. Neden mi? Biraz da hızdan yararlanmak için. İki kanada göre iki farklı hücum etkinliği var Barcelona'nın. Sol kanata indirilen bir top kale çizgisine paralel şekilde arkada direğe gönderiliyor. Ancak sağ kanada aynı şekilde olmuyor. Sol kanattan gelişmesi beklenen bir hücum, Iniesta veya o mevkide oynayan oyuncunun şok bir uzun pasla sağ kanatta yani uzak direkte Alves'i toplu buluşturması ve akabinde Alves'in topu çoğunlukla ağlarla buluşturmasıyla yada o sırada içeri hareketlenmiş Messi'nin önüne topu bırakıp yine topun ağlarla buluşmasıyla sonuçlanıyor. Kanatlar için ayrı uygulamalar olması gerçekten inanılmaz bir takım çalışmasının varlığını belli ediyor. Kısaca söylemek gerekirse; şuursuz ortalar yerine bilinçli, denenmiş, onaylanmış hücum varyasyonları deneniyor. Bu da Barça'nın gücünün sadece oyuncularından değil oyun felsefesinden kaynaklandığının bariz göstergesinden başka bir şey değil.
Bilbao maçına geri dönecek olursak, topu yerde tutan takımda bireysel performansları ile öne çıkan oyuncular da vardı. Özellikle Puyol'un ilk yarıda Alves'i aratmayan top taşımaları, derin pasları, teknik hareketleri bir kulüpten daha fazlası olan Barcelona'da, bir kaptandan ve defans oyuncusundan daha fazlasına sahip olan bir liderin sahada olduğunu gösterdi yine ve yeniden bizlere. Bojan Krkic'in de Barcelona'nın Aydın Yılmaz'ı benzetmesinin ne kadar yanlış olduğunu gösterdi bize ayrıca bu maç. Şans verildiğinde ve oyuna ısındığında neler yapabileceğini, ne kadar hızlı ve düzgün bir bitiricilikle topu kaleye gönderebildiğini kanıtladı yine kendisi. Jeffren de keza aynı şekilde hızının ne kadar kullanılabilir olduğunu gösterdi. Messi yine Messi'ydi mesela. Maxwell ise sol forvet olarak etkili olamayacağını belli etti maçın kötü yönlerine bakarsak. Dmytro da hala pozisyon hataları yapıyor ayrıca. Golde ofsaytı bozmasının dışında oyunu bırakması ve ileri çıkmış Pique'nin yerini kollamaması hala çok yol alması gerektiğini gösteriyor bize. 25 milyon euro umarım boşa gitmez ve en azından önümüzdeki yıl rotasyona girerek performansını arttırır.
Goller:
Jeffren (26')
Krkic (39')
Krkic (58')
Messi (67')
Susaeta (79')
Sakinliğin ne kadar önemli olduğunun kanıtıydı bu maç ayrıca. Bir anlığına konsantrasyon kaybına uğrayan takım hafta içi 2 gol yedi. Bu maçta da 1 gol yedi yine bu sebepten ancak çabuk toparladı takım ve sakinliğini geri kazandı kısa süre içinde. Kısa paslaşmaların oyunu nasıl açabileceğini görmek için aşağıdaki videoyu izlemelisiniz.
Son olarak maçın gollerini aşağıdan bulabilirsiniz. Çok önemli bir hafta bizleri bekliyor. Önce salı gecesi Camp Nou'da Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final ikinci maçında Arsenal'i ağırlayacağız ardından cumartesi gecesi Barnebau'ya El Clasico'ya gideceğiz. İki maçtan da galibiyet gelecektir. Bize de keyifle izlemek düşecek. (:
Not: Çok dağınık yazdığımı biliyorum ancak bir maç sadece bir maç değildir. Ayrıntılar her zaman daha ilgi çekicidir.
4 Nisan 2010 Pazar | Gönderen Deniz Gür zaman: 03:47 0 yorum
Etiketler: arsenal, athletic bilbao, bojan krkic, fc barcelona, Jeffren
fcbosa blog hakkında
"Internet addicted, girişimciliğe meraklı, inşaat mühendisi adayı, yarı (çakma?) Katalan, esasen fanatik Barcelonista ve socio."
* Oğuz Serdar'ı FriendFeed ve Twitter'dan takip edebilirsiniz.
Deniz Gür
"Kendimi tanıtma konusunda dünyanın en beceriksiz insanıyım. Editörüm, blogger'ım, yöneticiyim, arkeoloğum en önemlisi Barça taraftarıyım."
* Deniz Gür'ü FriendFeed ve Twitter'dan takip edebilirsiniz.
Blog Listem
-
Futbol Hasbihalleri #2 - Malum tematik blogların yükselişi var ve bu yükseliş içerisinde de {en azından benim açımdan} en çok göze çarpan blog Divane Aşık Gibi oldu. Mesela Samsuns...6 saat önce
-
ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-10 - Seriyi Edwin van der Sar'la kapatalım.Hollandalı kaleci futbolu bıraktığında Şampiyonlar Ligi tarihinde, İngilizlerin "clean sheet" olar...1 gün önce
-
Yüreği ve Aklıyla Müzik Yapan Adam - Teşekkürler Dave Grohl. Hala garajında yaptığı albümle Grammy ödülü kazanabilen nadide müzisyenlerdensin.3 gün önce
-
CM-FM FAN BLOG OLDU: http://tamkadro.blogspot.com/ - http://tamkadro.blogspot.com/ ''Merhaba sporseverler; Öncelikle blogumuza hoş geldiniz. Bu blog içerisinde futbol ve Football Manager başlıkları altında s...1 hafta önce
-
Hello world! - Welcome to WordPress. This is your first post. Edit or delete it, then start blogging!1 yıl önce
-
Kısa Kısa #11 - -Önce Mallorca maçının moral bozukluğu, sonra milli maç arasıydı derken "Bu aralar blogu bayağı boşladım." Haha. -Yazmadığımız maçla ilgili iki satır yaza...1 yıl önce
-
Android kullanıcıları için ilk video görüşme - Android kullanıcıları – harika araçlara sahipsiniz – şu an bu harika deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz. Telefonunuzun internet bağlantısı üzerinden ücretsi...1 yıl önce
-
2010 Stanley Cup Playoffs İlk Maçları - NBA finalinde Boston Celtics’in rakibi Los Angeles Lakers oldu. Lakers’ın sahasında başlayacak 7 maçlık final serisinde ilk karşılaşma Perşembe günü oynana...1 yıl önce
-
Ali Sami: Oğulcan’ı Koysalar Oynar! - Ben çok küçüktüm. Çok küçüktüm derken; futboldan anladığımı zannettiğim, fakat bi’ halt anlamadığım kadar küçüktüm. Telegol’ün; Telegol olduğu zamanlardı. ...2 yıl önce
Katkıda bulunanlar
Arsiv
-
▼
2010
(32)
-
►
Mart
(13)
- Arsene Wenger
- there is no doubt that leo messi is an alien.
- Lionel Messi
- You fvck with me, you fuvkin' with the best!
- Barcelona 3 : 0 Valencia (Şampiyonluk Yürüyüşü)
- Zlatan
- Söyle Madrid söyle söyle ne oldu??
- Lionel Messi
- Puyol 2 - 2 Messi
- Tiki Taka 2
- FC Barcelona 2009-2010 We Rule The World
- Tiki Taka
- Xavi & Iniesta
-
►
Mart
(13)



