Barcelona 4 : 1 Athletic Bilbao (Rotasyon ve Disiplin)

Hafta içi Emirates'te oynanan muazzam oyundan sonra Pep'in rotasyona gideceğini tahmin ediyordum ancak kadroyu görünce yine de şaşırdığımı söylemeliyim.

Kadro şöyleydi Bilbao karşısında: Valdes, Puyol, Pique, Dmytro, Abidal, Yaya, Busquets, Maxwell, Jeffren, Messi, Bojan

Bu maça geçmeden önce berabere biten Arsenal maçı ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. İlk 20 dakikada inanılmaz bir baskı izledik Barça'dan. 20 dakika sonunda 11 şutu vardı Barça'nın ve 6'sı kaleyi tutmuş ama Almunia'yı geçememişti kimse. Gerçekten muazzam toplar çıkardı o gece Almunia. Çok başarılı bir kaleci olduğunu biliyordum ama bu kadarını beklemiyordum ve özellikle Barça maçında performansını bu seviyede göstermesine sinir olmadım değil (: İlk 20 dakikadan sonra ilk yarının geri kalan dakikalarında Arsenal topa daha hakimdi ancak onlar da gol üretememişlerdi. Muazzam futboluna ikinci yarının ilk 20 dakikasında da devam eden Barça 2-0 öne geçmesine rağmen ikinci golden sonra inanılmaz bir düşüş yaşadı. Bunu Messi'nin ve Xavi'nin yorgunluğuna bağlarsak sanırım yanlış olmaz. Topu ayaklarında tutmak için bu iki oyuncunun ayakta kalması gerekiyor ama o maçın son 20 dakikasında maalesef ikisi de tamamen oyundan düştüler ve Arsenal, hızıyla yani Barça'nın kendi silahıyla Barça'yı vurdu. Walcott'un ne kadar etkili bir oyuncu olacağını daha iyi gördük o maçta. Peki Xavi ve Messi'nin ayakta kalamadığı başka maçlar olmamış mıydı hiç? Tabiki olmuştu ancak o maçlarda da Iniesta ortaya çıkıp sorumluluğu alıyordu. Ancak Arsenal maçında Keita'nın formsuz ve vasıfsız oyunu sebebiyle orta saha tamamen göçtü.

Athletic Bilbao maçına dönecek olursak Barça'nın eksikleri oldukça fazlaydı. Geçtiğimiz hafta bilinçli olarak kart gören ve Real Madrid maçını tribünden izlememek için bu haftayı pas geçen Alves'in yanı sıra Zlatan, Iniesta, Keita da sakatlıkları sebebiyle maçta yer almadılar. Bu 4'lünün dışında Henry, Pedro, Xavi de Pep'in yanında kulübede Jonathan Dos Santos, Marquez, Milito ve Pinto ile birlikte yer aldılar.

Kısa bir hücum hattı ile sahaya çıkan Barça topu mümkün olduğu kadar yerde tutarak hızı ve tekniği kullanarak etkili olmaya çalıştı. Özellikle 20 dakika boyunca tüm hücumlar Bojan'da eriyordu ama Bojan 30. dakikadan sonra oyuna ısındı ve hücum hattı tamamlanmış oldu. Son maçlarda dikkatimi çeken bir başka şey de oyuncuların yapısı sebebiyle geçtiğimiz yılki 4-3-3'ün yerine Pep'in 4-2-4'ü kullanıyor olmasıydı. Abidal ve Maxwell'in aynı anda sahada olduğu bir maç olarak akıllarda kalacaktır bu maç çokça. Arkada Abidal, önünde (Son zamanlarda Pedro'nun ve Iniesta'nın olduğu alanda) Maxwell yer alıyordu. En ileri uçta Bojan, en sağda ise Jeffren Suarez vardı maç boyunca. Messi ise saha içerisinde serbest dolaşarak topun olduğu hücum bölgelerinin tamamında yer alarak oyununun sadece kanat adamı olmadığını kanıtlıyor artık. Zaten sadece bir kanat adamı olmadığını biliyorduk ancak öyle zannedenler hala çoğunlukta. Messi'nin hemen arkasında ise iki defansif orta saha oyuncusu olarak Busquets ve Yaya yer alıyordu. Çok fazla eksiği olmasına rağmen takım yine de oyuncuların özelliklerine göre ideal dizilimini gerçekleştirmeyi başarabiliyor. Bu da taktik disiplinin dizilim isimlerinin önüne geçtiğinin bir başka kanıtı tabiki.

Yere yakın oyuncuların topu da yerde tutması hücumların çok hızlı gelişmesine ve kolay sonuç almaya yaramadı dersek yanlış olur. Tüm goller de bu şekilde geldi zaten. Özellikle ilk golde Messi'nin araya kaçan Abidal'i görmesi ve Abidal'in de topu durdurmadan ters kanata yerden sert bir şekilde göndermesi Bilbao defansının dengesini tamamen bozdu ve Jeffren biraz zorlanarak da olsa kayarak topu ağlara göndermeyi başardı. Aşağıdaki fotoğrafta ne demek istediğimi daha kolay anlatabilirim sanırım. Barcelona'lı oyuncular ve topun hareketini çizgiler ile göstermeye çalıştım. Nedenlerini ise aşağıda sıralayacağım:


Barcelona uzun süredir maçların kilidini açmak için sistem gollerine başvuruyor. Bu sistem golleri oldukça zor uygulanan goller oldukları için yetenekli ayakların rolü de oldukça önemli tabi ki. Örneğin kanatlardan ceza sahasına bir topun gelmesi için bir değil, iki değil tam üç Barça'lının ceza sahasında olması gerekiyor. Bir ön direğe, bir penaltı noktasına bir de uzak direğe. Bu değişmez bir gerçek olarak oyunculara teknik heyet tarafından ezberletilmiş. Özellikle ilk gollerde yani oyunun kilidinin açılmasının istenildiği gollerde bu sistemi harfiyen uyguluyor takım. Saha genişliğinin daha geniş orta açmaya! yaramadığı Camp Nou'da, saha genişliği oyunu genişletmek ve sahanın tamamını kullanmak için kullanılıyor. Bu aşamada da kanat forvetlerden çok beklerin işlerini düzgün yapmaları gerekiyor. Ancak her iki kanatta da aynı uygulama olmuyor pek. Neden mi? Biraz da hızdan yararlanmak için. İki kanada göre iki farklı hücum etkinliği var Barcelona'nın. Sol kanata indirilen bir top kale çizgisine paralel şekilde arkada direğe gönderiliyor. Ancak sağ kanada aynı şekilde olmuyor. Sol kanattan gelişmesi beklenen bir hücum, Iniesta veya o mevkide oynayan oyuncunun şok bir uzun pasla sağ kanatta yani uzak direkte Alves'i toplu buluşturması ve akabinde Alves'in topu çoğunlukla ağlarla buluşturmasıyla yada o sırada içeri hareketlenmiş Messi'nin önüne topu bırakıp yine topun ağlarla buluşmasıyla sonuçlanıyor. Kanatlar için ayrı uygulamalar olması gerçekten inanılmaz bir takım çalışmasının varlığını belli ediyor. Kısaca söylemek gerekirse; şuursuz ortalar yerine bilinçli, denenmiş, onaylanmış hücum varyasyonları deneniyor. Bu da Barça'nın gücünün sadece oyuncularından değil oyun felsefesinden kaynaklandığının bariz göstergesinden başka bir şey değil.

Bilbao maçına geri dönecek olursak, topu yerde tutan takımda bireysel performansları ile öne çıkan oyuncular da vardı. Özellikle Puyol'un ilk yarıda Alves'i aratmayan top taşımaları, derin pasları, teknik hareketleri bir kulüpten daha fazlası olan Barcelona'da, bir kaptandan ve defans oyuncusundan daha fazlasına sahip olan bir liderin sahada olduğunu gösterdi yine ve yeniden bizlere. Bojan Krkic'in de Barcelona'nın Aydın Yılmaz'ı benzetmesinin ne kadar yanlış olduğunu gösterdi bize ayrıca bu maç. Şans verildiğinde ve oyuna ısındığında neler yapabileceğini, ne kadar hızlı ve düzgün bir bitiricilikle topu kaleye gönderebildiğini kanıtladı yine kendisi. Jeffren de keza aynı şekilde hızının ne kadar kullanılabilir olduğunu gösterdi. Messi yine Messi'ydi mesela. Maxwell ise sol forvet olarak etkili olamayacağını belli etti maçın kötü yönlerine bakarsak. Dmytro da hala pozisyon hataları yapıyor ayrıca. Golde ofsaytı bozmasının dışında oyunu bırakması ve ileri çıkmış Pique'nin yerini kollamaması hala çok yol alması gerektiğini gösteriyor bize. 25 milyon euro umarım boşa gitmez ve en azından önümüzdeki yıl rotasyona girerek performansını arttırır.

Goller:
Jeffren (26')
Krkic (39')
Krkic (58')
Messi (67')
Susaeta (79')

Sakinliğin ne kadar önemli olduğunun kanıtıydı bu maç ayrıca. Bir anlığına konsantrasyon kaybına uğrayan takım hafta içi 2 gol yedi. Bu maçta da 1 gol yedi yine bu sebepten ancak çabuk toparladı takım ve sakinliğini geri kazandı kısa süre içinde. Kısa paslaşmaların oyunu nasıl açabileceğini görmek için aşağıdaki videoyu izlemelisiniz.



Son olarak maçın gollerini aşağıdan bulabilirsiniz. Çok önemli bir hafta bizleri bekliyor. Önce salı gecesi Camp Nou'da Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final ikinci maçında Arsenal'i ağırlayacağız ardından cumartesi gecesi Barnebau'ya El Clasico'ya gideceğiz. İki maçtan da galibiyet gelecektir. Bize de keyifle izlemek düşecek. (:



Not: Çok dağınık yazdığımı biliyorum ancak bir maç sadece bir maç değildir. Ayrıntılar her zaman daha ilgi çekicidir.

0 yorum:

fcbosa blog hakkında

Oğuz Serdar
"Internet addicted, girişimciliğe meraklı, inşaat mühendisi adayı, yarı (çakma?) Katalan, esasen fanatik Barcelonista ve socio."
* Oğuz SerdarFriendFeed ve Twitter'dan takip edebilirsiniz.

Deniz Gür
"Kendimi tanıtma konusunda dünyanın en beceriksiz insanıyım. Editörüm, blogger'ım, yöneticiyim, arkeoloğum en önemlisi Barça taraftarıyım."
* Deniz Gür'ü FriendFeed ve Twitter'dan takip edebilirsiniz.

gruba üye olana camp nou turu (!)

El Triplete

El Triplete

més que un club

més que un club

Carles Puyol # 5 Alayına Gider

Carles Puyol # 5 Alayına Gider

hastasıyız!

hastasıyız!
lionel andres messi

işini biliyor!

işini biliyor!
josep "pep" guardiola

R. Ma6ri6

R. Ma6ri6
el class = barça | el sicco = ma6ri6.

FF

Blog Listem

rumba de barcelona!

Loading...

Katkıda bulunanlar

Arsiv